15 Mart 2010 Pazartesi

Depresyon ve Beslenme

Depresyon, insan yaşamı boyunca %10-20 görülme olasılığı olan bir duygudurum bozukluğu olarak tanımlanabilir. Depresyon için birçok risk etmeni olabilir. Kalıtımsal faktörler, hormonal bozukluklar, cinsiyet, yaş, sosyokültürel etkenler, stres bunlardan sadece birkaçı. Hayatımızdaki altın anahtar olan beslenme de yine depresyon için bir risk etmeni veya tedavide yardımcı etken olabilir.

Peki depresyonla beslenmenin nasıl bir ilişkisi olabilir ?
Kişinin beslenmesindeki yetersizlikler de depresyon için bir risk etmeni olabilir. Bireyin depresyondaki döneminde hayatında, sosyal çevresinde, alışkanlıklarında değişimler sözkonusu olmaktadır ve bu değişimler doğal olarak kişinin beslenme düzenini de etkilemektedir. Ayrıca vücutta hormonal olarak birtakım değişiklikler de sözkonusu olmakta, bu da bireyin iştah durumunu etkilemektedir. Depresyon döneminde ani kilo kaybı veya ani kilo alımı sık gözlenen durumlardır.
Özellikle bu dönemlerde B grubu vitaminlerinden zengin besin grupları tercih edilmeli hatta gerekirse uzmana danışarak B grubu vitamini destekleyici unsur olarak alınmalıdır. Kalsiyum, magnezyum, demir, çinko, iyot, mangan, fosfor ve kobalt minerali içeren yiyecekler tercih edilmelidir. Dolayısıyla soğan, sarımsak, enginar, lahana, tere, ıspanak, kayısı, üzüm, badem, yulaf, portakal, elma, armut, erik ve soya tercih edilen besinler arasında olmalıdır


Depresyonla ilişkili olan bazı besin öğeleri

Folik asit, B12 vitamini
Yapılan çalışmalarda diyetin folik asit ve B12 vitamini ( yalnızca hayvansal kaynaklı besinler) açısından yetersiz olması depresyon riskini arttırdığı bulunmuştur. Ayrıca folik asit yetersizliği antidepresanlara karşı yanıtı da azaltmaktadır. Yetersizliğinde ciddi birçok sağlık sorunu görülebilir. Zengin folik asit kaynakları kurubaklagiller, özellikle yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, turunçgiller, yağlı tohumlar, ekmek ve diğer tahıllar(özellikle saflaştırılmamış )dır.
Ayrıca B1 vitamininin yetersiz alınması durumunda zihinde bulanıklık, olaylar arasında koordinasyon kurmada güçlük, huzursuzluk, uyku bozukluğu, yorgunluk, depresyon görülmesine neden olduğu, B2 vitaminin eksikliğinde ise demir emilimin bozukluğuna yol açarak depresyon için risk faktörü oluşturabileceği yönünde çalışmalar bulunmaktadır.


Omega 3

Çalışmalar sonucunda omega 3 yağ asitlerinin depresyona karşı koruyucu etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Balık tüketiminin depresyona sağlayacağı yararlardan başka yararlarıda vardır. Omega 3 yağ asitleri kandaki yağ miktarının düşürülmesine kalp krizi gibi ciddi sağlık sorunlarının önlenmesine yardımcıdır. Diyet veya besin desteği ile omega-3 alımı depresyon ve hafıza üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. zengin omega 3 kaynakları somon, tuna, uskumru, alabalık, kılıçbalığı, karides ve marina balığı,ceviz, keten tohumu ve kanola yağıdır.


Karbonhidrat

Karbonhidrat alımı beyinde halk arasında mutluluk hormonu denilen serotonin sentezini ve salınımını arttırmaktadır. Bu yüzden moralimiz bozukken özellikle şeker ihtiyacı hissederiz. Ama dikkatli olunması gereken bir nokta unutulmamalı. Fazla alınan karbonhidrat kilo artışına neden olabilir.


Mineraller

Yapılan bazı çalışmalarda çinko yetersizliğinin daha sık depresyon görülmesine neden olduğu ve antidepresanlara karşı yanıtı azalttığını öngörülmektedir.
Magnezyum ve kalsiyum eksikliğinde psikiyatrik bozukluklar ve depresyon görülebilmektedir. Magnezyum eksikliğinde görülen iştah kaybı, bitkinlik, yorgunluk, endişe çoğu zaman depresyon ile karıştırılmaktadır. Özellikle kadınlarda adet öncesi dönemlerde magnezyum eksikliği saptanmıştır.

Depresyonlu bireylerin kan şekeri seviyeleri de önemlidir. Uzun süren açlıklar kan şekerinde ani düşüşlere neden olabilir. Kişide halsizlik, uykusuzluk, yorgunluk, bezginlik hali görülebilir. Ayrıca uzun süren açlıktan sonra fazlaca besin tüketmek kilo alımına neden olabilir. Ani kilo kaybı ve ani kilo alımları metabolizmayı olumsuz etkilemektedir.

İnsan vücudu fizyolojik ve psikolojik olarak bir bütündür. Bu bütünü sağlıklı bir şekilde korumak için sağlıklı beslenmemiz gerektiğini unutmamak gerekli.

Sağlıklı ve mutlu kalın.
Diyetisyen Fatma Baysal