22 Mart 2010 Pazartesi

Obozite - Şişmanlık

Obezite veya şişmanlık olarak tanımlanan durum,genel anlamıyla bireyin ağırlığının, boy uzunluğu,cinsiyeti ve irksal özelliklerine göre belirlenmiş olan ve ideal olarak benimsenen değerlerin üstünde olmasıdır. Ancak şişmanlık olarak tanımlama yapılırken bazı özellikler vardır.

1-Hastalar yönünden şişmanlık kavramı başka beklentiler içerir. Bu nedenle vücudun şeklindeki değişiklikler ön plandadır.Böylece hekimler için şişmanlık olarak kabul edilmeyen yağ dağılımı değişiklikleri şişmanlık olarak algılanabilmektedir.

2-Hekimler için şişmanlık, hastalık kavramını çağrıştırır ve bu yüzden hastalık bağlantılı değerlendirmelere öncelik verilir. Buradaki anlamında şişmanlık bireyin, olması gerekenden daha fazla yağ kütlesinin bulunmasıdır. Yağ dokusu aslında bir yakıt deposudur.Ancak son yıllardaki gelişmeler yağ dokusunun aslında yalnızca bir yakıt deposu olmaktan çok öte işlevler yüklü olduğunu göstermiştir. Yağ dokusu,hormon sentez eden bir doku kimliğinde olup etkin metabolik olaylar gerçekleştirir.Bu nedenle kütlesinin artması sonucunda,vücutta hastalık oluşması şaşırtıcı değildir.Hastalar yönünden şaşırtıcı olan yönü, belki de enerji alımını artıran iştah olgusunun heyecanlı ve haz verici olmasıdır. Obez olan bir hastaya,iştahı yerindeyken ve sağlıklı görünürken,içinde bulunduğu durumun bir hastalık olduğunu benimsetip haz duyusunu yavaşlatması ve beslenmesini sınırlandırmasını söylemek hem hasta için hem de hekim için sıkıntılı bir durumdur.Tüm bu zorluklara karşın obezite bir sağlık sorunudur ve sıklığı giderek artmaktadır.Bu doğrultuda,Dünya Sağlık Örgütü de şişmanlığı yüzyılın patlama derecesinde hızla yayılan,tedavi edilmesi zorunlu olan bir hastalığı olarak benimsemiş ve önlenmesi için gerekli çalışmaların yapılmasını önermiştir.

Bugün benimsenen tanımlanmasıyla,obezite,bireyde hastalık oluşturacak oranda yağ dokusu kütlesinde artış olmasıdır. Hastalık oluşturma özelliği yağın dağılımı ile doğrudan ilgilidir.Örneğin karın çevresi ve iç organlar etrafında toplanan yağ daha fazla hastalık oluşturucu özelliktedir. Bu nedenle ,şişmanlık ölçüsü olarak bel çevresi,kalça çevresi ölçümleri günümüzde sıkça kullanılmaktadır.Bundan başka boy ve ağırlık arasındaki değerlendirme ile yağ artımı konusunda bilgi edinilebilir ve şişmanlık tanımlanabilir.
Bu amaçla pratik olarak kullanılan formül;

Beden kütle endeksi = Ağırlık / Boy uzunluğunun metre cinsinden karesi
= kg/m2

şeklinde tanımlanmaktadır.Buna göre: BKI =30.0 ve üzerinde ise şişmanlık denmektedir.Bu değerler bel ölçümünün kadınlarda 88 cm,erkeklerde 102 cm den fazla olması anlamına gelmektedir. Başka bir deyişle ideal boy-kilo cetvellerine göre değerlerin idealden %20 daha fazla olması demektir.

BKI=18.5-24.9 kg/m2 normal BKI=25.0-29.9 kg/m2 ise hafif obetize (gürbüz) BMI=35.0 ve üstünde olduğunda ileri obezite BMI=40.0 ve üstünde olduğunda hastalık ölçüsündeki şişmanlıktan söz edilir. Şafak Hastanesi zayıflama polikliniğimizde sağlıklı beslenme ilkelerine bağlı kalarak hizmet vermekteyiz.

Zayıflamak sadece kilo vermek değil, aynı zamanda kontrolü ele almaktır.
Beslenme tablonuzda yiyeceklerinizi iyi seçerseniz kontrolüde elinizde tutarsınız.

Beslenmenin kişi ve toplum sağlığının korunmasındaki önemi artık bilienen bir gerçek. Gündemden düşmeyen sağlıklı beslenmeyle, zayıflama bitmek tükenmek bilmeyen diyet programları... Aslında bunun üzerine söylenebilecek çok da fazla bir şey yok. Alınan ve harcanan kalori dengesini kurmaktan geçen bir yol var. Maalesef ki bu yoldan çıkmak çok kolay. Hızla büyüyen yemek sektörleri Türk kültürüne has malum kebaplar, hamur işleri, tatlılar ve daha neler neler. Bununla birlikte korunması ya da verilmesi gereken kilolarımız. Bakıldığı zaman çok zor gözüken bu dengeyi sabit tutmak bizim elimizde.

Kalori hayatın yakıtıdır!
Kilo vermek alınan ve yakılan kalorilerin dengelenmesi ile ilgili bir süreçtir. Yediğiniz her yiyecekte belli miktarda kalori vardır.Besinlerle aldığınız kalorilerin kaynakları yağlar,karbonhidratlar ve proteinlerdir.

-l gr.yağ =9kg kalori
-l gr karbonhidrat =4kg kalori
-l gr. protein =4 kg kalori

Yağlar görüldüğü üzere kalori açısından hem karbonhidratlardan hem de proteinlerden iki kat daha zengindir. Vücudunuz yiyeceklerden gelen kalorileri alabilmek için besinlerin karbonhidratlar,yağlar,proteinler,mine-raller, vitaminler gibi bileşiklerin! ayırmak zorunda-dır.Bu bileşikler daha sonra kan dolaşımına katılır ve tüm vücuda dağılır.

Kilo kaybı sadece yağ kaybı değildir!!!
Toplumumuzda verilen kilo basan göstergesi olarak gözükmektedir. Oysa bilmeniz gereken şey nicelik değil niteliktir. Kilo kaybımn ilk dönemlerinde vücutta bulunan su tutumu atılır.îlerleyen zamanlarda yanlış programlarla verilen kilo kas ağırlıklı olur. Kas dokunun kalori yaktığı buna karşın yağ hücrelerin ise depoladığı bilinen bir gerçektir. Kilo kaybı kas dokusundan olduğunda vü-cudumuzda fazla kaloriyi yakma yete-neğide azalır. Hızlı kilo vermeyi sağlayan diyet programları niceliği niteliği önünde tuttuklanndan kilo kayıpları daha çok kaslardan olur. Ve bu nedenle bu çok kısa süre içinde yeniden kilo alınır. Yağ dokusundan kaybetmeyi hedefleyen yavaş ve sabit bir kilo kontrol programı bu amaca ulaşmak için yeterlidir.

SAĞLIKLI GÜNLER DİLEĞİYLE…
Aynur Kumsel Aksoy