9 Nisan 2010 Cuma

Diyabetik Nefropati

Diyabet (şeker hastalığı) özellikle gelişmiş ülkelerde sedander yaşam,yanlış beslenme ve şişmanlık gibi nedenlerle görülme sıklığı giderek artan önemli bir sağlık sorunudur.

Ülkemizde de oldukça yaygın olup, toplumun %7.2 sinin diyabet olduğu ve bunlardan %2.3 ününde hastalığından haberdar olmadığı yapılan TURDEP çalışmasıyla saptanmıştır.

Diyabetik nefropati; Tip 1 ve Tip 2 diyabetik hastalarda en önemli komplikasyonlardan biridir. Diyabetik nefropati 10-15 yıl boyunca sessiz seyredebilir ve sıklıkla evreler halinde ilerler. Başlangıçta mikroalbüminüri (30-300mg/24 saat) daha sonra makroalbuminüri,hipertansiyon ve böbrek yetmezliği ile devam eder.

Diyabetik Nefropatide Tedavi :
Daha çok sessiz evredeyken gelişen nefropatinin daha fazla ilerlememesi hatta gerilemesi için tedavinin erken evrelerinde planlanması çok önemlidir.

1-Antihipertansif Tedavi :
Protein ürisi olan hastalarda tansiyonun uzun süre kontrol altına alınması ile albumin atım hızında azalma olur. Diyabetik ve kronik böbrek hastalığı olanlarda hedef kan basıncı 130/80 mmHg nin altı olarak önerilmektedir.

2-Glisemik Kontrolün Sağlanması :
İyi bir metabolik kontrol için açlık kan glukoz değerlerinin 140 mg/dl ve altında olması, HbA1c seviyelerinin ise %7-8 civarında tutulması gerekir. Diyabetik böbrek hastalarında hipoglisemi yani kan şeker düzeyinin düşmesi sık görülür. Bu nedenle kan şekeri yakından takip edilmelidir.

Dr. Dyt. Zeynep Koç