1 Mayıs 2010 Cumartesi

Alkol ve Beslenme

Alkollü içecekler, mayalanmış şekerli sıvılardan belirli yöntemlerle elde edilir. Alkol yapımında kullanılan şekerli öğeler, meyve ve tahıllardan sağlanırken bazılarında patates de kullanılır.

Vücuda alınan alkol kısa sürede mide ve ince barsaklardan kana emilir. Alındıktan 5 dakika sonra alkol hızlı bir şekilde kana karışır.

Günlük yaşantımızda alkol tüketimimiz fazlasıyla bırakmaya ya da mümkünse azaltmaya çalışmalıyız. Çünkü alkolün kalorisi çok yüksektir. 1 gr. Alkol vücudumuza 7 kalorilik bir enerji sağlar ve fazlası yağ olarak depo edilir. Buda sonuçta şişmanlığa neden olur.

Alkolün vücuttaki etkileri:

• Az miktarda alınan alkol mide sularının salgılanma hızını yükseltir iştahı artırır ve sindirimi hızlandırır. Fakat fazla alınan alkol, sindirim enzimlerinin yapısını bozar, midenin boşalma hızını yavaşlatır ve sindirimi güçleştirir.
• Kandaki alkol düzeyi arttıkça beyinde etkileri görülmeye başlar. Bireyin davranışlarını denetim altında tutan merkez, bu durumda etkisiz, kaldığında neşelenme ve haraketsizlik duygusu belirir.
• Alkolün enerjiye dönüştüğü organ karaciğer olması nedeniyle, çok alındığında en çok etkiyi bu organ görür. Çok fazla ve devamlı alınan alkolün, karbondioksit ve suya parçalanması güçleştiğinden lipit yapımı artar ve karaciğerde yağlanma gözlenir.
• Alkol alınması ile kalp artışı artar ve kanın damarlardaki akışı hızlanır. Vücudun yüzeyindeki damarlarında genişlemesine rağmen, iç kısımlardaki büzülür. Bunun sonucunda kalpte zayıflama görülür.
• Fazla alınan alkol bazı aminoasitlerin ince barsaklardan emilim hızını düşürür. Metionin bunlardan en önemli olanlarındandır.Bunun dışında tiamin, B6, B12 ve folikasit gibi önemli vitaminlerin ince barsaklarda emilimi alkolle engellenir. Buna bağlı kansızlık da gözlenebilir.
Alkol, insülin veya ağızdan şeker düşürücü ilaç alan diyabetli kişilerin kan şekerinin düşmesine neden olur.

Dyt. Hacer Kaya