31 Mayıs 2010 Pazartesi

Obozite Yani Halk Arasında Bilinen Adıyla Şişmanlık Nasıl Bir Hastalıktır?

Obezite insan vücudunda bulunan bütün sistemleri (kalp damar sistemi, solunum sistemi, hormonal sistem, sindirim sistemi vb.) sinsice etkileyen ve birçok önemli hastalığa zemin hazırlayan bir hastalıktır. Kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol, solunum rahatsızlıkları, eklem hastalıkları, adet düzensizlikleri, kısırlık, iktidarsızlık, safra kesesi hastalıkları, taş oluşumu ve bazı kanser türleri obezite ile ilişkili hastalıklardan birkaçıdır.Bu durumda obeziteyi ,insan yaşamını kısaltan ve yaşam kalitesini de olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak tanımlayabiliriz.

KİMLER OBEZDİR?
Bu sorunun yanıtını bulmak için, bugün bütün dünyada uygulanan çok basit bir yöntemi biz de rahatlıkla kullanabiliriz. 'Beden Kitle İndeksi' ya da İngilizce bilinen adıyla 'Body Mass İndex (BMI)' denen ve kolayca hesaplanabilen bir oran yoluyla, herkes kendi kendine fikir sahibi olabilir.
Vücut ağırlığımızı (kg)olarak, boyumuzun metre cinsinden karesine (m) bölersek, çıkan sonuç kendi Beden Kitle İndeksimizi verecektir.
İsterseniz kolay bir örneği birlikte hesaplayalım:
Ayşe hanımın ağırlığı 70 kg, boyu ise 1.60 m'dir. Buna göre Ayşe Hanım'ın Beden Kitle İndeksi;
Vücut ağırlığı=70
Boy (m) x Boy (m)=1.60x1.60=2.56
Beden Kitle İndeksi=70/2.56=27.34 kg/m dir.
Hasan Bey'in ağırlığı da 90 kg, boyu ise 1.70 m'dir. Buna göre Hasan Bey'in Beden Kitle İndeksi;
Vücut ağırlığı=90
Boy (m) x Boy (m)=1.70x1.70=2.89
Beden Kitle İndeksi=90/2.89=31 kg/m dir.
Bu formülle siz de kendi Beden Kitle İndeksinizi kolayca hesaplayabilirsiniz.

BEDEN KİTLE İNDEKSİ Ne İfade Ediyor
Bütün dünyada kabul edilen sınıflamaya göre, Beden Kitle İndeksi;
18.5
altı
zayıf
18.5 - 25
arası
normal kilolu
25 - 30
arası
fazla kilolu
30 - 40
arası
obez (şişman)
40
üzeri
İleri derecede obez
olarak tanımlanırlar.
Bu sınıflamaya göre, Ayşe Hanım fazla kilolu, Hasan Bey ise obez olarak görünüyor. Siz de bu formül ve tabloya göre kendinizi değerlendirebilirsiniz.

BEDEN KİTLE İNDEKSİ'ni bulduktan sonra nasıl hareket etmemiz, ne yapmamız gerekiyor?
Size bunlarla ilgili küçük ama önemli önerilerimiz var:
Eğer Beden Kitle İndeksiniz 18.5'in altındaysa zayıfsınız. Bu halinizden memnun olabilirsiniz ancak, normal sınırların altında olduğunuzu sakın unutmayın. Yani siz de sağlığınıza ve beslenmenize dikkat etmek durumundasınız.
Beden Kitle İndeksi 18.5-25 arasında ise, sizin durumunuz gerçekten ideal demektir. Büyük olasılıkla dengeli besleniyorsunuz ve egzersizi ihmal etmiyorsunuz. Aynı şekilde devam etmenizi öneririz. Fakat 25 civarında dolaşmaya başlarsanız, bir şeyler aksıyor demektir. Aman kontrolü elden bırakmayın.
25-30 arası Beden Kitle İndeksine sahipseniz, derhal harekete geçmenizi tavsiye ederiz. Fazla kilolu olmak sizi şu an için rahatsız etmiyor olabilir, ancak unutmayın ki, vücudunuzda birikmiş olan yağlar size sinsice tuzaklar hazırlıyor olabilir. Belki siz de bazı rahatsızlıkları fark ediyorsunuz, örneğin basit bir yürüyüşle bile eskiye oranla daha çabuk yoruluyor, bir iki kat merdiven çıkarken nefes nefese kalıyor ve daha çok terliyorsunuz ve eminiz ki, siz bunları kilonuza değil de, yaşınıza veya başka alışkanlıklara bağlıyorsunuz. Hayır, bunlar büyük olasılıkla vücudunuzun size verdiği önemli işaretler. Sizi kibarca kilonuzdan dolayı uyarıyor, lütfen onun sesine kulak verin. Yapmanız gereken hiç de zor değil, bir süre her gün neler yediğinizi ve hangi sıklıkta yediğinizi, ne kadar süre hareket ettiğinizi izleyerek not edin. Düzensiz ve dengesiz beslendiğinizi, biraz fazla yağlı yediğinizi, pek de hareket etmediğinizi kolaylıkla fark edeceksiniz. Bu durumu düzeltmek hiç de zor değil.
Hesapladığınız Beden Kitle İndeksiniz 30 ve üzerinde çıktı ise, biliniz ki tıbben hastasınız. 'Ben halimden memnunum' demeyin sakın, çünkü siz de sorunlarınızın farkında olmayabilirsiniz.
Obeziteyle mücadele, birkaç hafta veya birkaç ayla sınırlı, 'mucize diyetler' ile ya da 'gelin sizi 15 günde tığ gibi yapalım' merkezleriyle başarılabilecek bir iş değildir. Başarı, sadece sizin kendi isteğiniz ve doktorunuzun yardımıyla yaşamınızda küçük ama önemli değişikliklerle sağlanabilir. Araştırmalar göstermektedir ki, verilen ve geri alınmayan 3-5 kilo bile, bütün şikayetlerinizde azalmaya hatta bu şikayetlerin kaybolmasına yetmektedir.

Kilo hedefim ne olmalı?
İdeal kilo, en sağlıklı olduğunuz, duygusal ve sosyal bakımdan kendinizle en barışık olduğunuz kilodur. Kilonuzdaki küçük bir azalmanın bile sağlığınız için ne kadar faydalı olduğunu aklınızdan hiç çıkarmayın.
Sadece % 5-10'luk kilo kaybı,
Kiloyla ilişkili hastalıkların riskini, Kan basıncını, Kan şekerini, Kandaki kolesterol ve trigliseridleri, Erken ölüm riskini azaltır, Kendinizi oldukça iyi hissetmenizi sağlar.
Bu nedenle, genellikle önerilen kilo verme hedefi, başlangıç ağırlığınızın % 10'undan fazla olmamalıdır. Bu % 10'luk hedefe ulaşıp, kiloyu en az 3 ay koruyabilirseniz, kilo vermeye devam edebilirsiniz.

Kiloma ulaşmak ne kadar zamanımı alır?
Kilo kaybı haftada 1 kg'ı geçmemelidir. Önerilen, haftada 0.5-1 kg vermektir. Yavaş ve istikrarlı bir kilo kaybı daha sağlıklıdır, daha gerçekçidir ve daha uzun süre korunabilir.

Yeme alışkanlıklarınızı değiştirmeye başlarken;
Arada atıştırmalara, karnınız acıkmadan yemeğe, hızlı yemeye artık son vermelisiniz. Üç öğün düzenli yemeye alışmalısınız. Yemeklerdeki yağ oranını azaltmalı, düşük kalorili yiyeceklere yönelmelisiniz. Daha az kırmızı et, daha fazla tavuk ve balık yemelisiniz. Fiziksel aktiviteleri arttırmalısınız. Günde üç kere 10'ar dakika ve haftada 3 gün yapılan bir aktivite bile son derece yararlıdır.
Bu konuda mutlaka bir hekime ve diyetisyene danışın. Ve unutmayın, kilo kaybı zaman ve sabır ister. Doğru ve gerçekçi hedeflerle bunu başarabilirsiniz.

Diyetisyen Zeynep Koç