28 Ağustos 2010 Cumartesi

Yaz Aylarında Beslenme

Yaz döneminde hangi yiyeceklerden kaçınmalı, hangilerini bol bol tüketmeli,artan sıvı ihtiyacını nasıl karşılamalıyız. Beslenmenize dikkat ederek yaz sıcaklarıyla başa çıkabilirsiniz

Yaz dönemi beslenmesinde en önemli noktalar bol sıvı almak ve az yağlı gıdaları tercih etmektir. Daha çok sindirimi kolay olan hafif . bol su içeren gıdaların yenilmesi önemlidir.

BOL SIVI ALIN :
Isınan havalar vücudumuzda su, sodyum ve potasyum gibi iyon ve mineral kaybına neden olur. Bu nedenle bol bol sıvı ve sıvı gıdaların tüketimi yaz döneminde büyük önem taşır. Alkollü ve asitli içeceklerden yaz aylarında sakınmak gerekir. Bunun yerine soda, ayran, su ,limonata içilmelidir.

Bu mevsimde özellikle soğuk çorbalar, sebze yemekleri, yoğurt, cacık, komposto, sütlü tatlı, salata ve benzeri gıdalar yazın bol bol tüketilmelidir.

ÖĞÜN ATLAMAYIN , ARA ÖĞÜN EKLEYİN

Yaz dönemi beslenmesinin önemli ayrıntılardan biri de ara öğünlerin artırılmasıdır. Bol bol meyve, meyve suları, pişmiş ve çiğ sebzeler tüketilmelidir. Ancak bu ara öğün gıdaları, ana öğün tüketimini engelleyecek şekilde fazla yağlı, abur cubur olmamalıdır.

FAZLA YAĞLI YEMEYİN

Yağlı besinlerden yaz mevsiminde özellikle kaçınılmalıdır. Sucuk ,sosis salam, yağlı etler gibi katı doymuş yağları içeren besinler yazın mümkün olduğunca azaltılmalıdır.

Fazla yağdan kaçınmak için pişirme şeklide çok önemlidir. Örneğin etli sebze yemekleri pişirirken, herhangi bir yağ ilavesine gerek yoktur. Çünkü et grubu besinlerde görünmeyen yağlar vardır.

Etsiz sebze yemekleri pişirirken öncelikle zeytinyağı tercih edilmelidir.
Yaz aylarında özellikle kızartma türü istenen ve aranılan bir yemek çeşididir. Kızartmaları hayvansal ve bitkisel yağlarla yapmak yerine, mangal yada ızgara sebze şeklinde tüketerek alınan yağ oranı azaltılmalıdır.

TAZE SEBZE VE MEYVE YEYİN

Hazır işlenmiş gıdaları kesinlikle yazın taze olarak yemek gerekir. Sebze-meyve gibi yiyeceklerin, yaz aylarında çiğ ve suyu sıkılmamış (posalı) olarak yenilmesi vücuda lifli gıdalar alınması bakımında çok önemlidir.

ŞEKERLİ GIDALARA DİKKAT

Şeker ve arıtılmış karbonhidratları az yemeli veya hiç yememelidir. Bu gruba giren tatlılardan yaz aylarında sık kullanılan dondurmayı ölçülü yemek gerekir. Taylı ihtiyacı kavun karpuz kiraz gibi meyvelerle karşılanabilir.

Rafine edilmiş un ve unlu mamuller az tüketilmeli, onun yerine kepekli un veya işlenmemiş undan yapılmış ekmek tercih edilmelidir.

Diyetisyen Ferin Batman

12 Ağustos 2010 Perşembe

Hayatımızın Bir Parçası Fast-food Besinler

HAYATIMIZIN BİR PARÇASI; FAST-FOOD BESİNLER

Maalesef, toplum olarak onu aramızdan atmamız çok zorlaştı. Hepimiz sigara ve alkolün insan sağlığını tehdit ettiğini biliyoruz, peki ya fast-food besinlere ne için sigara ve alkole gösterdiğimiz duyarlılığı göstermiyoruz. Sigara satımı artık yasal olarak 18 yaşından küçük bireyler için yasaklanırken veya siz çocuklarınız özenmesin diye ona göstermeden alkol alırken, ne için çocuğunuzla beraber fast-food besinler tüketmeye gidiyorsunuz? Büyük mağazaların içerisinde fast-food patlaması yaşanıyor. Evden çıkmadan önce yemek yiyerek çıkmak aile bireyleri için çok mu zor? Kendi sağlığınızı ve çocuğunuzun sağlığını bir kenara koymaya hakkınız yok. Çocuğunuzun sigara ve alkol kullanmasını istemediğiniz gibi, fast-food besinlerden da uzak tutun, çünkü bu sağlıklı bir toplum geleceği için ve halk sağlığımızın gelişmesi için şart.

Peki, bu fast-food besinlere neden bu kadar yükleniyorum? Bunun sebepleri neler, gerçekten bireyler için bu kadar zararlı mı? Yoksa ara-sırada olsa da tüketilebilir mi?

Yeryüzünde kesinlikle tüketmeyin dediğimiz besin sayısı sanırım yok hatta mümkün olduğunca besin çeşitliliğini sağlayın diyoruz. Her besini tüketin ama hepsinin belli bir zaman aralığı olsun. Yani tek çeşit beslenmekte insanın yaşam kalitesini azaltır. Hamburgeri mayonezsiz, rus salatasız ve yanında kola yerine ayran tüketebilirsiniz. Veya 15 günde 1 defa patates kızartması tüketebilirsiniz ama her gün veya iki günde bir olmamalı. Önerilerimiz 4 besin grubundan olan besinleri tüketmeniz. Bunlar et ve et grubundan, süt ve süt grubundan, tahıl grubundan, sebze ve meyve grubundan olmalıdır. Fast-food besinlerin tüketiminin arttırılması, özellikle sebze ve meyve tüketimini azaltmıştır. Artık salatalarımızın üzerine bile mayonez sıkılmaktadır.

Bugün toplumumuzda obezitenin görülme sıklığı %22,3 olarak belirtilmiştir. Bu demek oluyor ki her beş kişiden biri obez. Ayrıca kadınlardaki(%29,9) oran erkeklerden(12,9), kentsel alandaki oran (%23,8) ise kırsal alandaki orandan (%19,6) daha fazla çıkmıştır. Dikkat ederseniz kentsel alandaki oran kırsal alandakinden daha fazla çıkmış. Artık insanlarda çalışma hayatındaki stres, bile obeziteye neden olabilmektedir.
Fast-food besin tüketen ve tüketmeyen bireylerin vücutlarında da belirgin farklılıklar oluşmaktadır. Fast-food besin tüketenlerin karaciğerinde hızlı bir şekilde yağlanma oluşmaktadır. Bu besinlerde doymuş yağ miktarının fazla bulunması nedeni ile bu yağlar vücutta depo edilmektedir. Bu yağların en büyük zararları ise insan vücudunda kolesterol-trigliserid seviyesinin yüksek olması, protein yapımında bozukluğa, şişmanlığa, ülseratif kolite ve karaciğerde aşırı yağ asidi birikimine neden olmaktadır.

Önerilere gelince; tek çare fast-food besinlerden uzak durmaktır. Evet, çocuğunuz bu besinleri severek tüketiyor olabilir, ama unutulmaması gereken nokta bunlar çocuğunuz için zararlı besinlerdir. Artık bütün besinlere kolayca ulaşmak mümkün, yani gittiğiniz yerde tercih şansınız çok fazla, fast-food besinlerin yerine salata, peynirli sandviç gibi yiyecekleri de tercih edebilirsiniz. Kısacası, sevdiklerinizin ve kendinizin sağlığını ön planda tutun ve menüden tercihlerinizi ona göre yapın… Sağlıklı Tercihler…


Dyt.Serkan TUTAR

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Besin Zehirlenmeleri

Sıcak havalarda sıkça şahit olduğumuz durumlardan biri de besin zehirlenmeleridir. Yaz aylarında daha çok bu tehlikeyle karşı karşıya kalınmasının nedeni yazın sıcak havaların etkisiyle besinlerdeki mikro organizma üremesinin çok hızlı olmasıdır. Bu nedenle besin zehirlenmeleriyle karşılaşmamak için özellikle et ve et ürünlerini, süt ve süt ürünlerini, yumurta ve yumurtalı gıdaları uygun sıcaklıkta saklamak gerekir. Ayrıca güvenilmeyen özellikle mayonez, et ve et ürünlerini, yumurta ve yumurta katkılı gıdaları tüketmemelidir.

Diyetisyen Ferin Batman

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Emzirmenin Bedeninize Olan Yararları

Hayata ilk adımını atmış olan bebeğinizin ilk doğdu andan itibaren beslenmesine dikkat etmeniz gerektiğini biliyor muydunuz? Emzirme dönemindeki asıl amaç sadece bebeğin beslenmesinin dört dörtlük olması değil, annenin fizyolojik gereksinimlerinin de tam olarak karşılanmasıdır. Anne için yeterli ve dengeli bir beslenme programı gereklidir. Çünkü annenin bu dönemde salgılamış olduğu süt, aldığı besinlerin bir ürünüdür. Yeteri kadar besin tüketilmemesi annenin depolarının azalmasına ve ileriki yaşlarda çeşitli sağlık problemleri (anemi, osteoporoz) yaşamasına neden olabilir.

Emzirme Dönemindeki Anneler İçin

Normal kiloya sahip annelerin, hamilelik döneminde ortalama 12,5 kg alması normaldir. Annenin eski vücut ağırlığına dönmesi için en az 6 ay gereklidir. Bu süre daha uzun sürmesi de olasıdır. Emzirme döneminde bebeğinizi her ağladığında emzirin, çünkü bebeğinizi emzirmeniz vücudunuzdan 500 kalori fazla yakmanızı sağlar. Gebelik süresince alınması gereken kilodan daha fazlasını almış iseniz, ayda 2 kilo vermeniz gayet normaldir, bunun üzerine çıkmamaya özen göstermelisiniz. Özellikle zayıflama diyeti uygulamak doğru değildir. Uyguladığınız diyet sütün azalmasına neden olabilmektedir. Ama anneler yinede kilolarını kontrol etmek istiyorlarsa hamurlu tatlılar, çok yağlı yemekler veya fazla miktarda şeker tüketmemeleri gerekmektedir.

Sütünüzün salgılanmasını sağlamak ve bebeğinizin düzenli olarak emmesi sizin elinizde!!! Sütünüzün arttıran en önemli besin sudur. Günde 2,5-3 lt su tüketmelisiniz. Emzirme sırasında sütün tamamen göğüsten boşaltılması, süt salgısını tetikleyen diğer önemli unsurlardan biridir. Salgılanan süt eğer tam olarak boşaltılmazsa süt salgılanmasında azalma olma riski yüksektir. Beslenme düzeninizde taze sıkılmış meyve suları veya meyvenin kendisi, yeşil yapraklı sebzeler bol miktarda bulunmalıdır. Üzüntü, korku, mutsuzlukta süt salgısında azalmaya neden olabilir. Son yapılan çalışmalar, soğan, sarımsak, bulgur gibi besinleri dikkatli tüketmeyi önermektedir. Çünkü bu besinlerin kokusu anne sütüne geçebilmekte ve bebek emmeyi bırakabilmektedir.

Bu dönemde istediğimi yiyebilirim düşüncesi ile salam, sosis, sucuk gibi besinleri fazla miktarda tüketmemeye özen gösterilmelidir. Kansızlık riski de bu dönemde yüksek olması nedeni ile özellikle yemeklerin hemen ardından çay içilmemeli, çay yemekten 1-2 saat sonra açık olarak içilmelidir. Tercihen bitki çayları tercih edilmelidir. Kahve ve kola ise içerisindeki kafein nedeni ile bu dönemde mümkün olduğunca tüketilmemelidir.

Sigara ve alkol ise hiç içilmemeli, son yapılan çalışmalar göstermiştir ki bebeğini emziren ve sigara içen annelerin bebeklerinin, içmeyen annelerin bebeklerinden çok daha kısa süre uyuyabildiği ve büyümesinin daha yavaş ve düşük olduğunu göstermiştir.

Anne Sütünün Yararları
-Her zaman sterildir.
-Sindirimi kolaydır.
-Çene ve diş gelişiminde önemlidir.
-Bebeğinizin bedensel, ruhsal ve zeka gelişimine yardımcıdır.
-Tip-1 diyabet, kalp hastalığı, çölyak gibi hastalıkların riskini azaltır.
-Özellikle alerji ve şişmanlık riskini azaltır.

Anne için yararları
-Hazırlaması kolay ve ucuzdur.
-Anne ve bebek arasındaki duygusal bağı geliştirir.
-Kemik erimesini engeller (Annenin depolarının ve beslenmesinin yeterli olması önemlidir)
-Anemiyi engeller.
-Rahmin iyileşmesini hızlandırır.
-Annelerin eski kilolarına daha çabuk dönmesini sağlar.

Bebekleriniz İçin
Bebeğinizin en hızlı büyüdüğü dönem 0-1 yaş dönemidir. Bu sebeple ilk 6 ay sadece anne sütü alınmalıdır. Anne sütü bebeğinizin normal büyümesini sağlayacak olan gereksinimlerin hepsi bulunmaktadır. Bebeğinizin kilosu ideal olarak artıyorsa bu sütünüzün yeterli olduğu anlamına gelmektedir. Çocuğunuzun gelişimi normal olduğu sürece 6. aydan sonra ek besinlere başlanmalıdır. Emzirme ise ek besinlere başlanıldı diye bırakılmamalı bebeğiniz 2 yaşına gelene kadar devam edilmelidir.
Özellikle doğumdan hemen sonra salgılanan ve kolostrum adı verilen ilk sütün alınması çok önemlidir. Bu sütü, bebeğiniz doğar doğmaz 30 dakika içerisinde bebeğinize vermelisiniz. Ayrıca bebeğiniz her ağladığında emzirmelisiniz.
Bazı korkular ve batıl inançlarda bebeğinizin gelişmesine zarar verebilir ve emmesini engelleyebilir. Örneğin bebeğin doğar doğmaz şekerli besin tüketmesi, bir veya üç ezan vakti beklendikten sonra anne sütü verilmesidir. Bebeğinizin açlık duygusunu yok etmemek için bu tarz yanlış uygulamalardan mümkün olduğunca kaçınmalısınız.

Kadınların emzirme döneminde birçok korkusu vardır. Bunlar hamilelik döneminde alınan kilolar, basen bölgesinin büyümesi ve karın bölgesinde oluşan sarkmalardır. Birçok anne aldığı kilolardan kurtulmak için bir an evvel diyet yapmaya veya egzersiz yapmaya başlamaktadır. Egzersiz yapmaya başlamadan önce kesinlikle doktorunuzdan izin almalısınız. Yaptığınız ilk egzersiz sizi çok zorlayıcı olamayan ve vücudunuzun kendisini toparlaması için zaman kazandıran hızlı tempo yürüyüş olabilir. Basen, karın ve göğüs bölgenizde oluşan deformelerden kurtulmak için çok acele etmemeli ve o bölgeye özel çeşitli egzersizler uygulamaya başlamalısınız. Ama vücudunuzun deforme olmaması için kesinlikle bebeğinizi sütünüzden mahrum etmemelisiniz.

Diyetisyen Serkan TUTAR